Bozyelkovan tüneğini nişanladım
ritmi tutmuyor, nabız dağıldı
her şey, her şeyin içinde
tuza isabet, onu vurdum
bu atış sonrası üç yaz harcadım.
Omzunda pul pul yara
saçlarımı yoklarken fark ettim ki ıslak
yağmur saçlarımdan sonra
kumzambağına yağan epigram
onu dünya bozdu diye sesim çıkıyor
elime aldığım kütüğü ağırlığından yerine bıraktım
yüzümde tedirginlik taşımayı
bu tedirginlikte iyi durmayı
bıraktım.
Uzak, nişan için ihtimali çoğaltıyor
ağaç, dere, tepe derken kırmızı mı kırmızı
renkleri denerken insan açıyı geniş alıyor.
Suyu yürüten döngü bana şans getirsin
kıyı şimdi çırılçıplak, deniz hedefte
beceremezsem gerisini
kuş ölü kalacak.
