şiirin etrafında dolaşırdı kediler
özellikle kara kedinin bakışsız olduğunu öğrendiğim yıl
içindekiler kısmına bakmadım hiçbir şeyin
derinde insan olmanın defosu
derinde kırılmış bir güneş ışığı
derine parçalı bir kırık gibi indim
kahvaltılarda terk ettiğim otta kaldı dileğim
masada büyüyen sessizliğe de
bundan sonra zarif martılar çağıracağım
buraya bir çift göz
olabilirdik ki buna kimse girip çıkamazdı
biz maçın başında ayağı burkulan çocuklar
kalp yerine birer blues taşıdık içimizdeki mağaraya
bulutlara kendimizi astığımız yıllar
hiçbir zaman geride değil uzak
hiçbir zaman geride değil anımsa
karanlığın ağzı hazır
ne kadar yakın olursak engereğe
gözlerin çizgisi ufuk çizgisi oluyordu bakınca
bir çiçeğin açarken durdurulması korkunç
intiharların en kötüsü
bu masum gözleri yüzüme işlediğimden beri
kusurlu tabiata çakıldı gözlerim
menekşe cengin kuytuluğuna yerleşti
havaya bulaştırdı adımı, zerre toza sürdü
insanın anlama bulaştığı ilk
kedilerin uzun gözleri
