Mutfakların en dolu zamanı şimdi,
Erken bir akşamın şıngırtısında
Yol boyunca uzanan
Kırık kaldırımlardan geçiyorum.
Önlenemez sapkınlığım bu benim,
Perdelerin arkasına gizlenmiş,
Yorgun gövdelere bakıyorum
Dışıma çıkıp da içlerini görürüm diye
               İçimden dışarı çıkıp da içini görürüm diye
                       Belki senin de dışarıdan.

Bir çocuğun kısa saçları var pencerenin birinde
Kaşınan başını tarıyor 
Annesizlik tarağının kırık dişleriyle.
Onu görünce balerin topuzu istiyor küçüklüğüm
Melankoli ekleniyor gerginliğime
Saçlarım uzadıkça annemden beri
               Gövdeme batıyor.
Bir başka dünyada upuzun oysa
               Kestirip veriyorum onları hurdacıya.

Bizim mahallenin mutlak yazgısı bu
Herkes hurdacıyı bekliyor.
Paslı vidayı, kapaksız tencereyi,
               Bir sevişme ertesinde
               Gıcırdayan karyolayı vermek için,
               Verip de kurtulmak için bu eskimişlikten.

Ben oradan geçerken
Kaldırma oturmuş
Kalp kırıklıklarını alsın diye bekleyen
Ve demli çayı tatlansın diye
İlk gençliğini ince bele ekleyen
Buruşuk ve kalın gövdeli kadınların yanından geçiyorum aslında.

Bakkalı yeni devralan adam
Eski sahibinin borcunu kapatırken görüyor hurdacıyı.
Hayal veriyor ona, hayal alıyor.

Tam o anda sokağın diğer ucunda görüyorum seni
Kim bilir hurdacıya hangi yangından kurtardığın
Hangi enkazı veriyorsun?
Hurdacıyı mı yoksa beni mi bekliyorsun?

Elle tutulur hiçbir şeyimiz yok sokaktakilerin ve bizim
Makul bir sessizlikten başka.
               Oysa bir çığlık oluyor potansiyelimiz
               Her potansiyel yaramıza dokunuyor.

Kırık kalpli kadınları geçince
Bir mutfak penceresinde
Yeni bir çocukluk görüyoruz senle birlikte,
Çatalını bileğine batırıp kanatan, oyan.
Uyan! O kan sokağa yayılırsa
Halimiz duman…

Söylesene sokağın diğer ucundan gelen sen
Böyle hızlı giderek neye yetişiyorsun?
Ağır aksak ilerleyen ritmimi bozuyorsun!

Alacağım en sonunda hurdacıdan 
Bir gıcırdayan karyola
Atacağım üstüne bir eski şilte
Oturtacağım oraya seni de
Bunu mu istiyorsun?

Unutalım diye sabaha dek 
Bir kereliğine
Bu yaralarımızı.

son yayımlananlar