Aynı gün
ayaklarımın üşüdüğü
çocuklarla kar çiçeklerinin kader birliği.
Yalnızlığım, durmadan aynı gün
ölümün başka bir güneye gittiği.
Kanının bilek damarlarından boşanıp
göğe aktığı, duayla ve gözyaşıyla karışıp
göğe aktığı aynı gün,
ben bir kelimeyi sonsuzluyorum
ölümüm -güzelim-
Müebbet bir çevrimdi yaşamadığım
-Alacasında gözlerinin haritasını çıkardım
kuyulardan azala azala geçtiğinizin
kuyulardan çoğala çoğala geçtiğinizin,
öperek ve çiçeklerle yakararak
ayetlerle bırakarak kendini bütün gövdeye
bir yerden bir yere geçtiğinizin-
Bu ülkemin karanlığıydı yaşamadığım.
Kendi ülkemdi, yıllar var ki aynı ses
uzayıp, aklıma doğumu defnederdi
bitmeyen bir şeydi aydınlık
bütün sularla ve yemişlerle
ve azalıp çoğalmadan.
Kendi ellerimle
ölüm, sıyrılıp bana gelmelidir.
Sussam sussam sussam
haziran desem bir bilmece
haziran, ölmeyecek bir adam.
