hiçbir mutluluğumu kutlayamadım
havaya ateş edecek kadar pompalı
pompalıyla ateş edecek kadar havalı!
çocukluğumun kümülatif getirisi aile terbiyesi:
otuzlu yaşlarıma panoptikona yakılmış kınadır
” kınayı getir aney, kınayı getir aney “
başımız örtünün altında etrafımız sarılı
aklımda yanımdaki de kinder bueno sever mi sorusu
kınayanı getir honey, kınayanı getir honey
sanki türkü değil sıkı bir distopya repliği
her şeye parmak basan teyzeleri ikna edemedim
elindeki silahı yavaşça yere bırakmaya
yine başarısız muhalif diplomasi
polisiye karakter olmak istediğim
yerlerden biri daha
” parmağın batır aney ” parmağın
batırdığın para hani politikasının
beş yıl daha sürdürülmesine hevesli
keşke ben de ” bu gece misafirem “
diye yarına umutlanabilsem
yaşasın biteviye demokrasi
içişleri bakanı bana kısa mesaj atıp duruyor
sandık güvenliğinde polisiye karakterlere ne düşerse
göreve talibiz
elimizde terli terli hoparlör
derdim ki
” ırak yoldan geleni / terli terli öperler “
ah! seks büyük bir öğrenme alanı
” söğüt dalı kuş dili / oldum yârin düşkünü “
yalnız ohh ohhh bir nispet ünlemi
aile terbiyem bana gülmeyi öğretmedi
