-o böyle oldu/şu böyle oldu ilanlarıyla kendini kapattığın oda sana düşman olalı sahi ne kadar oldu?
meridyenin kendi fay hattını ruhsal bir ikilemde kırdın en kimsesiz zamanlarda
bir Marmara idi,ki adını “ kan” koydular
gerisini “irin” ile karıştırıp tarihin boş yerine salladılar
sessizliğin hüküm sürdüğü şarap lekeli yalnızlığın ve sancının arttığı odada
boşluk en tehlikeli silahın oldu
kimselere hükmetmedin, şarabın hakikatını Marmara’nın adını şarapla yazarken anladın
bu ucuz bir şehir değil,fiyakalıydı
bunu da anlamadılar
“doldur,boşalt” yapılan bir çağdan
“cebindekinin hepsini çıkar” denilen bir yere geçişin faturası hep ağırdı
aksak halde çıkılan yokuşlarla ödetilen acının sızısı kendi halince yıllarını akıttı boş bir odada
bunların hepsini bildin, 1.80 yatağa serildin
rüyasızlıkların faturasını rüya görenlere sorarak ya da sormayarak büyük suç işledin
artık ne rüzgar hatırlar seni,ne rüya
ödenemeyen gsm hatları yalnızlığa neden bu kadar düşman oldu
neydi bu çağı bizden çalan
hangi kafanın eseriydi bütün bunlar pederson?
kanımızın rotası nerede bozdu bütün mevzuyu
kim kanıtlamak için çırpınır bunca cinayeti
cinayet mahallinde kaçan kimdi? Kalan kimdi?
bütün bu soru silsilesi ne de yamulttu bizi.
falezlere atla
bu kıyılar kurtarmaz seni artık
kendi meyhanesini kurandan kork
bir de kendi bardağının içinden kendi kanını içenden.
-bu çağ fazlasıyla yamulttu bizi
