bir iki doldu zaman 
soldu güller gibi vücutlar 
insan yaşadığını sandı yapay yıllarda
oysa her an ölümün geri sayımıydı

tik tak adımlar siste sona yürüdü
eskinin tıkırtıları tavan arasında gezerken
terk edilmiş odalar geçmişi tekrarladı
amigdala külleşen vücudu terk ederken

hayat denilen anlık macera
çözülüp kaldı kendi boyutunda
bilinç sayısız olasılıkta serbestçe
sırları gözlemledi zamansızlık bağında

gerçek mezarlıkta gömülü değil 
sonunda yüzeye çıktı
simülasyon sandı onu görenler
geriye yalnız taş toprak kaldı

şimdi karanlık yok
çünkü ruhlar son uzlukta

son yayımlananlar