iyi değilim,
eski mahallenin dik merdiveninden düşer gibiyim
süpürgenin püskülüne bağladım düşüncelerimi
süründükçe ağzıma ağzıma giriyor kibir tozları
ve tutundukça daha da çirkinleşiyor tırnak aralarım
cennetin vaatlerini aceleye getirmem her zamanki gibi.
her zamankini istememse kimseleri şaşırtmıyor
kollarımı açtıkça fışkıran doğum yatakları kırılgan ve sakin
dörtlü tutukluluklar yılların emeğini heba ediyor
heba etmekten gücenmek bana kalıveriyor
ve ben bundan utanmıyorum
ellerimi kaldırdığım her an
yüklü bir korkuluk kadar köylü,
geniş masalar kadar denizci oluyorum.
pintice günlerimi unutmam hiç uzun sürmüyor
gayzerlere özendiğimden beriyse
günlüğüm noktalarla doluyor
benliğime benziyor oluşu, şaşırtmıyor.
şaşırtmamakla da kalmıyor:
elleri kolları bağlıdır onun. bir iki ve üç tanedir bildim bileli. noktalar
koyar, onları sayar durur

son yayımlananlar