lojmanın tam ortasında
tam çöp avlusunda bir yerde
yapraklardan derdikleri dağın 
eteklerinde kediler bile bilir bunu
biz izmir’e alelade ayaklar basmadık
biz izmir’e dostomzunda geldik ahmet
içtiğimiz sigaranın zammını görmeyeceğimizi
maden sularından kâr edeceğimizi
devletin şarap sattığını bilmeden

belki de gelmeseydik 

istanbul’dan 
da görünüyordu tek gözünün görmediği
açık kalan buzdolabının alarmı duyuluyordu
ta
istanbul’dan

küheylan forumlarında lirik yarıştırdığın
adamlar güzel top oynadıkça seni hatırladım
birkaç milimlik filmlere işledi o güzel hatlar
onun o bitmek bilmeyen apansız? çalımları
seri ayak hareketleri, internet geçmişi 
ama uzaktan çektiğim o şut girmedi kayıtlara
hep hatırlanmak zorundaydım
hatırlanmak zorlarında kaldım birkez daha

burası o şehir evet 
selim’in seni almak için yola çıktığı gökdelen viranesi
burası o cenazeye giderken dayanamayıp
ağlayarak vintage ceket aldığım şehir 
avcu kıraathanesi’nin yanındaki sokaktan kaldırdık cenazeyi 
ben vardım 
hasan’ı ağlarken tanıdım gözyaşından 
sünni cenazelerinde görmeye alışık olduğumuz 
medine de oradaydı 
yakamdaki fotoğrafı armağan ettim ona
yine de dostu olamadım 
ve elbette avcu
her şeyin sonunda avcu
hep avcu

her kavganın sonunda azimet yıkadı yüzümü
bana bir nefretin kopyasından çıkarttı
otuzbeş liraya 
iyi sır tutuyor
herkesten daha şehirli 
herkesten daha anlamlı 

daha kainat ortada yokken yazılmıştı
sekiz şair bir taksiye sığacağımız 
ilk defa sizin orada bindim banliyoya 
öp kendin için bolca selam söyle maral’a
içerideki kedilerle dışarıdakileri sakın karıştırma

ben hatıraları tamamen kaldıralım istiyorum
ama unutmama hastasıyım 
yaşamayı deniyorum bununla

türkiye gibi bir şey olduk nihayetinde
biri geldi ve bozdu bütün düzenimizi
bir sabah mesaiden sonra başladım
benim de öyle arkadaşlarım var diyememeye 
ne yaptıysam (yapmadım) anlatamadım kendimi

ütü işi yalan, unut kazan dairesini
doğru şeyler peşinde koştum bana inan
asansörde içtiğimiz rakıya sığınırım
para için aklını satacak avukatlardan

beni birkaç kalemde sildiğin bu tezgâh
bir ibnenin haykırışıymış, gördün mü 
iyi ki alnımız beyaz birbirimize ettiğimiz laflardan 
arkadaşların ve sen, benim de cüce arkadaşlarım var 
diyemeyeceğin kadar 
birdoksan
bir yetimin canını düşündüm diye 
bana bu kadar kızdıysan 
sen de aynısını yapardın 
bu yüzden saçların beyazladı hep

“ölmedi” çok iyi kitap önce bunu bil
sesin kalın, için insan, ne güzelsin 
rüyanda bana tokat atmanı 
belki de bu yüzden istedim 
vardır, olmuştur
az ağabey var buralarda biliyorsun
uzunlar sırayla ölüyor diye işliyor gece 
büyüksün, benden önce geliyorsun 
ben arkandan kötü laf ettirmemeye
kocaman yeminler ediyorum
herkes gibi
istemem affetme beni 
her şeye rağmen burası o şehir

yine de al
bi’ gözüm senin olsun 

son yayımlananlar