(Sahne 8:
yarım altı erkek,
bir kurşun yol alsa kulağımızdan içeri
diye iddiaya tutuştu.
içlerinden geveze olanı
çenesini tutamadı konuştu.)
al sıra sende
denedin olmadı, yazık. 1/6.
sevgili dostum sigaranın ucunda kıyametler
ama yaşamalıydın zaten
hepimizin kıyameti çağıracak bir vidanjöre ihtiyacı var
sana ettiğim lafları çıkarma
toprağa doğru aksın zehirleri
belki kanalizasyondan su içtirilen köpeğe
feyz olur,
içtirene hiçbir şey, olur ya.
tut ki bir incirin sütüne karışmasıdır: daha iffetsiz
daha sahici
şu paramparça edilmiş
kurban ü leşine devşirilmiş beynim
ne cimriydi
maskeli havalara
fışkıran bir geberme hakkı bile
vermedi
al sıra sende
denedin olmadı, yazık. 2/6.
merminin nerde olduğunu bileceğim tabii
kararmış metali daha şık diye taktığım
köhne bir kemer içinde getirdim
(bağırır) AŞAĞILIKÇA
mermi oturmayı istemezdi yuvasında
çıkmak da istemezdi uzun bir yolculuğa
istemezdi kızıl kuşanmak
esasında ne istediğini de çok bilmezdi
liberaldi belki
popüler bu ara mermiler arasında.
zorla güzellik olmuyor dediler
peki. öyleyse
sen zorla: çirkinlik çıkacak
güney afrika’nın afganistan’ında
beyaz prensesi kadar
al sıra sende
denedin olmadı, yazık. 3/6.
soğuk tepende taht kurmuş
kirpiklerinde iskandinav sarkıtları
grafitle ulaştığın zift
bedenini kaplamış, temizlen.
olmazsa bu plağı kırarız
ruhunu da veririz yaşlı bir sahafa
şafak üç kalır, botta akrep.
nasip olursa sesini de (içinden geçirir: [nerde görcez o günleri])
banttan yayınlar lig tv
al sıra sende
denedin olmadı, yazık. 4/6.
farkındayım.
ensenden saç köküne bir kıvılcım çakıyor
dövmesini yaptıracaksın: bir telaş bir heves
koştur koştur kör bir odasında dört pencerenin
tavlayı koy koltuğun koltuğuna
bak, işte! kazandın…….yok
kumarda daima koltuk kazanır.
kavga edersin karınla koltuk kazanır
gönlünü alırsın karın koltuk kazanır
(modoko’dan bir takım)
sen her akşam bayern deplasmanındasın.
koltuk da ne winnermış ulan kareli ceketinden utan
hadi plak neyse de teyp var, bu devirde, evinde teyp dönüyor
ah elli saattir bir ataş veremedi
yarin sallanıp gelemedi
peut-être,
baban doğum tarihini hiçbir zaman bilemedi.
al sıra sende
denedin olmadı, yazık. 5/6.
dedim size tabii ki merminin yerini bilecektim.
ellerim nasıl? yakışıyor mu revolver’a
niyetim sormak değil
ben ölecektim. niyetim de şov. sizin gibi
bu devirde insan insanın ölümüne bile inanmıyor.
ne yapsaydım, gözünüzün içine baka baka
son bir tirat mı atsaydım yavşakça?
gerek yok.
(*ateş sesi*) pat.
ya/
