“bir varmış bir yokmuş, evvel yokmuş kalbur yokmuş”
Bir Habeşli gibi soyunmak soylanmak bir yerlerden
Sevilen tanrılar kenardan gözümüze çarparken
Ne giysek ne atsak tepemize
Ne desek ne desek
Kimsecikler etmezken içimizde bir bütün
Davadandır: Soylanmak ve inatla iktirmek bir taşı
Yer ki uzun ve düz kıvrak ve esriyen
Esmer bellerin ve bize seslenen zincirler
Fısıldayıp pay eder
(tüm giz ile tutku yer ile birdir
Yerle bir olmak ne muazzam bir şeydir)
Er ya da geç buraya gelecek soframızdan içecek
Sorgusuz uzayan buyruk bıyık altı gülümseyecek
‘’dağıldık, önce rakamları topladılar sonra biz, reklamlar, unutulmuş bir ulu, zaruri hürriyet, ardından puştluk, ardından kuklalar ve mezarlar, ardından annem ve gözleri, soydular bizi soyuşturulduk. artık omuz ağlanacak bir yer değil. bir kavgadan bir başka kavgaya çoktan dolandı suretimiz. ve zati hepten savuşturuldu şeylerimiz. Hangimizin. Hangimiz. Hangimiz. yenildik hemen ardından. önce akisler sonra yüzümüzü kaplar.’’
Öpülen ve bir yerlerinden uzayıp tutulan bir göğse
Yer biriken bir yere ve tüm o yerlerin bitişine
İktirmek bir çocuğun Habeşli yerlerinden
İktirmek bir taşı yerden yere
Uzanıp öpmek bir Habeşliyi
Kalıp durman bir yerde
Kuru ve ıslak kulvarlarda
Buyruğun ve dövüşmen
Dövüşmen ve durup bana bakman bir yerde
Öpüp tökezletmek bir Habeşliyi
Enseden tutup yakınla beni
Zaman geldi ayartılır -güllerimi dağıtma
Ve kırklara karışan hançerini – sen uydurulmuş bir sevişsin
Sıkıştır dişlerini
Aç parantez (bağlısın ilmeklere
Kapa parantez bağlıyız ne çok şeye)
Körle düğümü daldır uzak yerlere
Telaş etme uzaklar bağlanır bir yerlere
Dil dile geldin çoktan ey devrine devran ola
İpler ve cambazlar akabinde beyaz suratlı güleçler
Makam bulmak böylesi ikbal olmak böylesi
Önce ceketler sonra yelekler
Ne sandın bu yumak seni ürkütüp kaçırtır
Umduk -Çoktan kışkırmalıydın
İç yırtıcı hayvan nefes nefese diklenecek
Esmerliğin, zincirlerin sesleri, beyazlığın, zincirliliğin, seslerin
Bağlı kalan her yerlerin kulakların kilitle
Pür ü pak olasın gayrisi çok da aman
Selamet-i Süleyman çıkar çıngırağından
Barkotlu putlar
Vurulur Habeşliler en ücra yerlerde
Dahası mümkün müdür bilinmez kimselerce
