Dolaptan aldığım elmanın tarihini
İçine düşen kurdun belirlediğini düşününce
Düşünmeye de kalmadı itimadım

Kendisi yalnız kurmacadan ibaret olan bana
Dönüp bakınca ona da vermem günahımın zırnığını
Aynaya düşen yüzüme gülmeye gülümserken
Yaydığım havalı ihtimale
Kâküllerimin altında apaçık duran alın yazımı
Buraya sakın bakmayın der gibi gizleyince
Saçlarıma da kalmadı itimadım haliyle

Kuşun boğazındaki yemi çalınca
Ellerimi yanan sobanın paslı demirine tuttum
O gün sormayı akıl edemeyen kendime
Dönüp bakınca kendimde aradığım
Tezgâhta yenildiğim bulaşıklara
Kaşığın küfünde asılı duran
İpteki düğüm olduğumu anlayınca
Akıl edemeyen aklıma da
Beni as diye bağıran ipe de
Özkıyımıma da

Yığıldığım yerden hadi kalk kızım diyen
Döndürüp, yıkılıp, yakıp, ekilip, filizlenip
Yeşereceğine yeniden
Bir çiçek saksısını sulamaya kalkınca
Büyüyeceğime de kalmıyor itimadım
Hadi kalk kızımı kendinden başka
Kendinden çok sarılacağı birine
Kuramayacağını düşününce dilimin
Doğmamış bebeğimin olmayacak annesine de

Güvenimi baltasına çalmış
Vurdukça tam ortasından vuruyor ormancı
Dağlarda dikili duran gölgeye vuruyor
Rüzgâr biliyor baltasını
Gün batımı biliyor
Ufukta kararan bulutlar
Burnuna değen soğuk kokusu
Bir bilen gören
Ol diyen olucu
O ol diyen olucuya
Kıvrım kıvrım kıvranan acıdan
İçimizde oyuk açan
Elmayı bitirmeye ant içen kurttan
Aklımla bilediğim hiçbir şeye
E haliyle

son yayımlananlar