onun her şeyi deviren bilekleriyle yaptıklarına
onun her şeyi dirilten ağzıyla yeniden
burada

isterdim sendeki hüznü bu yağmur nehre döksün
kahrı kalbe düşünce insan filizlenir
içinde kocaman bir ağaç büyür
sevmek de gölgesinde serinler buna alışırdın

buna alışırdın
tende haylaz bir eldi söylediklerin
o çatlağı gezer, o çukuru öper geçerdin
kimsenin diyeceği bir şeyi yokken ağza
sabaha kadar dil dökerdi iştahın 

akşam gözlerinden ayaklarına inerken
sokaklardaki tenha
çıplak bir deliye sarılır, şehrin soğumasına bakardı

isterdin kalbimle senin aranda bu göğsüm olmasın
isterdin vurmak ses çıkarmasın
ve gözlerin sessizce öldürmeyi
sevilmek de gölgesinde sirenler buna alışırım

onun her şeyi sevdiren bilip yarattıklarına
onun her şeyi delirten aklıyla yerinden
orada

bu kapı o kapıdır
bu şehir o şehir
bu sen o ben
yumruklarımla çelişen aklıma bir söz diyeceğim
daha önce bir çocuğun gülmediği o parkta
daha sonra bir kızın ağlamayacağı o parka
daha da bir oğlanın uzun uzun düşünmediği o parkı
es geçiyorum 
korkaklığımı bir de böyle anla 

fakat senin için gözlerine uzun süre bakmanın
buluşmalara erken gelmenin ve
dudak ısırmanın ağdalı sözler büyütürken 
can alıcı bir yeri olmalı 

benim boynum nem doğuracak serseri değil
yüz kez sapla çıkar dudak bükmez hançere yumuşak karnım
o sırtın pörsümüş alnı ondan
onlardan değil
değil –senden

onun her şerri gezdiren kalbinden attıklarına
onun her şerhi mıhlayan gözlerine baktıklarına
onunla

her şeyi deviren bileklerin vardı. yalan yok.
sözlerin acırdı. işte şuramda. ateşli.
sonra gerilen yaylardan geçen kalbin paslı bulundu.
sen inkar etmeye devam ettin yıldızdan ağzınla.
nemli sular tenini yordu. evet. vazgeçmedin.

o gün öpüşmelerin çekildiği
ve bir sıcaklığın koşarak uzaklaştığı söylenir
sessiz, bıçak sırtı bir yatakta yüzükoyun uzanarak
tende gizler çalkantı açar
susulur

şimdi senin kararların kendindenemin ve keskin
bir ağacın göğsüne yaslanır
sana söylediklerim binpişman ki utançtan kankeser
bileklerim
niçin nemden filizlenir damarlarımdaki süslü dikişler

uykuda bulduğum dehşeti aynamda aradım
sözlerin acıydı. şuramda kalsan ne iyi.
ne iyi bir yağmurun yağması kaçmak için kendimden.
koşmak için. bağırmak için. yalvarmak için. helal sana!
fakat tenimi deşen müthiş bir dokuyla kalmanın aksinde
söz kemiren ağzımın sarsılan manevrası ve kaza!
sana söylüyorum aklım. kalbim sen anla.

son yayımlananlar