gidiyordu buluttan kapılar gözümün üstünden
töhmet altında zaman kabuk salıyordu
karenina bağıntılarına
kendine teşebbüs eden yolun
iki çizgisi arasında -o hep teki kesik çizgi olan-
yansıdım bir şeye
aldığı gibi temiz bırakmadı kafamın içinde
dönüp duran eksik sabahları
-büyük ihtimalle çakmağı dikine unuttuğum etime
yangın merdivenine ulaşana dek
sürükleme sayıldı sakal batışları
bu kadar uzun düşündüm beni
sonra daha uzun
dirildim, diriltmenin meziyetiydi kaçıngan
huylu sonbaharların bu
ölüm evet ölüm de trenin metal bir parçası yahut
tabancanın balansı
bir yükümlülük bir sorumluluk olmalıydı
-bir an önce ölmeliydik seninle
aldığı gibi sağlam bırakmadı kafamın içinde
dönüp duran yanıp sönmüş mumları

kimin tiyatrosuna mezar
kimin mezarına piyes olacağız derken aynı katater üzerinde
metotlar açılınca kucağımıza ters düştü başka!
yeni kavramlar oluştu
dünyanın sibobundan göğsüme kaçak yapılar oluştu

bi dünya mask buldum sonra
takıp çıkarmak zevkliymiş -ki insan bana bunu söyledi
keşfedilmiş adalarına ulaşacaksan ruhun
çok kubbe aramamalısın dedi sonra insan
altında
üstünde
yaranın tiradında

bunlar sosyal mimarî hareketleri ve
kırsala ait değil mürekkebi denizin
iptidai bir yer başımın altında artık!
kumunu eşelerken
saniyeden rol çalmış bir gezegen hükmediyordu
kalbimin çarmıha gerilmiş muammalarında
-ki ben de adet hesabı sayıyordum elimle ruhları
kemikleri, yosunları ve kumları
basiretli okuyucu kafayı çekince bir bend olacaktı
kuvars ayarlarım
atadan dededen miras olamazdı bu
bu nü pera benim için kalaylama tekniği olsa olsa
-ki kalayın iki allotrop modifikasyonu vardı
iki kesik çizgi arasında uzaya uzayan
bunu bir anlamların sonsuzluğu anladı!

son yayımlananlar