uyandığında ilk gördüğü. yanıtsız bırakılmış,
rahim kadar sıkı ve bu ev kadar sıkıntılı hissettiren
kötü görünüşlü,
uçuklamış ellerim, çapaklı gözlerim var bebeğim

yaşadığım yere hoş geldin
uçuşan kelebeklerin, cafcaflı kilimlerin diyarı
kapı kulpunun yağından tiksinmediğimiz biricik yuvamız

önce ellerini ve havlunu çalmak
sonra katıla katıla gülerken
maydonoz ya da roka doğramak için sıyırdım.
kapı kulpumun yağını

bana daha önce söylemediğin sözler söyle:
bazı gözler var demiştin
göbek bağını elindeki makasla
gözlerimi avuçlayıp damarlarımı patlatan

ancak bugün breille öğrenebiliyorum.
her şey benden ve evimizden
gözünün görebildiği arayışlarımdan tiksinme diye

her gün kendim için özür dilerken
elinde bıçaklarla bizi savun istiyorum
güzel, kalıpsız ve kurumsuz yuvamızda

lütfen. o gün, bugün.
ve bu bizim yüzyılımız.

son yayımlananlar