Az önce adımlarınla adımladım geçtiğin mahalleyi.
İzlerinin yerinden krizantemler beliriyordu.
Öylesine, yani öylesine baktığın vitrinler
Etrafında tur attığın fıskiyeli çeşmeler
Belli belirsiz seni gören herkes
Sarhoş olmuş gibiydi.
Bakınca şöyle bilmem
çok da güzel değilsin.
Nedir seni böylesine var gücüyle var eden?
Bakışının ufak bir fırça darbesiyle
lekelediği herkim
Nasıl oluyor da bir bakış daha istiyor senden?
Bir kere daha süpürmeyince kirpiklerinle
Azad olamıyor kimse kefenden.
Sen bunlardan habersiz her akşam birinin
Girmemiş gibi düşüne
Düşüne düşüne topallıyorsun evine.
Sana hiçbir şeyim diyemiyorum.
Kimse de diyemez gibi zaten.
Etine karışan yaratılış tohumlarında
Aidiyet yok gibi güzelim.
Geçen bir halı dükkânında
Seyrediyordun kırçıllı desenleri
Ne oldu da sonra birden
Yuvarlayıverdin elini desenden
Ve yaşını gözünden
Toparlayıp pardösünü
Evin yolunu tuttun ve yol boyu hıçkırdın.
Simsiyah sürmelerle boyadığın gözlerin
Cehennem lavları gibi yaktı yanaklarımı
Çünkü sanki benim çeneme uzanıyorlardı.
