Yeşim’e ve Ölmüşlerimize

O gün öleceğim aklıma gelmemişti
Çok gülmüştüm, yeni gülmüştüm
Beş dakika öncesine kadar gülüyor olmuştum
Kafam hiç karışık değildi
Gözlerimin içinden yepyeni bir yere gidebiliriz gibi bakıyordum
Orası “sonra” imiş.

O gün öleceğim hiç aklıma gelmemişti
Bahardı ve ceketliydim
Daha demin geçtiğim sokağın ismini değiştirmiştim nasıl akıl edeyim öleceğimi?
Hoş biri gelip söyleseydi de inanmazdım
Göbeğimden bir kahkaha ve yok canım
Sesim hala aynı yerden geliyor
Gel hadi bir şeyler içelim daha saat çok erken
Herhalde bugün ölmeyiz.

Ama biri keşke gelip söyleseydi
O gün öleceğimi bilseydim hiç dürüst davranmazdım
Aklımı cesaret gibi şeylerle meşgul etmez
Hep aynı şarkıyı dinlerdim: esteria
Hem zarif hem de eğlenceli olmaya çalışmaz-
dım arkadaş, abla, sevgili
Buluşma sözü vermezdim kimseye 
Ya da kusura bakmayın o gün müsait değilim
Sekizi on geçe gibi ölebilirim de
Ölüyken bile şaka yapabiliyorum.

Çok önemli günlerde hep bir işaret beklerdim. Hayır. 
Arardım.  Zamanla anlaşabilecek olgunlukta değilim
Ayakkabımın burnuyla eşeleyerek, sürtünerek yaşadım ve
Geçenlerde karşıma bir yapboz parçası çıktı
Cüzdanıma koydum
Onu nereye yerleştireceğimi düşünüyordum günlerdir
Dünyaya imiş.

“Çocuklar bile – en azından öyle görünür – kahkahalarının ortasında birden orada değilmiş gibi olurlar.”

İnsan öleceği gün hiç yeni bir şey fark eder mi
En azından bir sıkıntı olmaz mı içinde ben çok rahattım
Sanki sarışın doğup sarışın kalmıştım
Geçen hafta son nefesimizi verme kursuna yazılmıştım
Al ki üç dört
Tut ki üç dört
Ver ki…

Yapılabilecek bütün hataları yaptığım 
Kim olduğumu hatırladığım için 
Sizinle olmanın vakti gelmişti artık
Yanınıza gelmeyi çok istedim bu kez
Son bir şanslara hep inandığım için 
İlk defa bu kadar.

Yarım kalmamıştı hiçbir şey
Bu sabah affetmiştim herkesi, af dilemiştim içimde
Aldım verdim sonuç berabere
Siz de bir kere vurdunuz ben de
Gelin barışalım
Önce birbirine sonra aynı anda aynı yere
bakan iki kişiye anlam değneği dokunur ve
bu yüzden biri daha önce ölemezdi
Bir çift gözün aynı anda aynı yere bakamayacağını öğrenmemiştim o zaman.
İşte! Ölüyorsun diye bir bakış yoktu.
“N’olur ölmesin” vardı.
Teşekkür ederim, ölene dek ümidimi kesmedim.
Yalnız kurtulamayacağımı anlayınca ölü bedenimi merak etmeye başladım.
En güzel ben öldüm di mi beğendiniz
ailem, arkadaşlarım, sevgili
Taze bir ölü kadar güzel göründüğümü söyleyin kulağıma.

En basit şekilde yazdım en basit şekilde
Büyük bir şov anında değil kuliste sıramı beklerken
Ayrılıklarımın bile 40 gün 40 gece sürdüğü dünyayla
Birbirimizde hiçbir şey unutmadığımız minör bir veda
Böyle bir ölümün üstüne hiç düşünmemiştim.

Demek ben ölümü çok yanlış anlamışım
Bu şiiri ne zaman okursan oku ben az önce bitirmişim.

son yayımlananlar