kalbime barbar girdin kapısı varken,
içindeki medeniyet çatladı kıskançlıktan
görünce karşısında yamyam hışmını
anksiyeteden patladı pencereler
düşleyince vahşi kıvrımlarına dolandığımı,
heyecandan infilak etti mutfak
esaret sandığı henüz onun gölgesiyken
cam kırıklarını ezerek geçtin barbar
yara almadan kalbimi anadan üryan
tarumar ettin yalın ayak bir hücumla
perdelerimi yakarak işgale yürüdün
bir paçavra vardı günahkar uzuvlarını kapatan ama
yemeyeyim hakkını aşikardı ilk insanı aşan yönlerinde aşk
kalbime girerken barbardın ama teslimiyetle yumuşadı
seni taşıyacak olmanın coşkusuyla karıştığın kan
ellerime seni soyundurma şansını verecek kadar
medeniyete hazır bir huyla girdin kalbime barbar
beraber bir evimizin olacağı zamanlara gidelim
orada dudakların var, yaklaşırken bana titrek
dudaklarına bir kelime yapıştır beni öpecekken
hiç duymadığım bir dilse de dayat ağzıma
bir ısırık alacağım yasaklı elmadan bağımsız
barbar yanını dişlerimle parçalayacağım ki
sevmekten başka bir dürtü kalmasın kalbinde
…
alevlere yenik düşmüş bir ahşap ev gibi görünce
sorun görmedim en üst katında mahsur kalmakta.
itfaiye de yetişemeyecek hep böyle oluyor trafik
bir anlama kavuşacakken şehrin sokakları daralıyor.
kalbim tutuşuyor sevgin korkularıma sürtündükçe,
kıvılcım saçıyorum tanıyan böyle korkak tanısın
suya koşmak aklıma gelmiyor içimde yangın varken bile
sana doğru koşuyorum kucağımda karıştır diye küllerim
tahmini varış süresi ben yandıkça uzuyor seni sevmenin saatinde
uzadıkça seni sevmek içimdeki anka kuşuna gök sunuyor
…
soymak için bıçak kullanıyorum bu sefer anormal bir meyvesin,
sindirmek yıllarımı alacaksa, yollarımı uzatacaksa da
zerre bırakmayacağım tabağımda senden
beraber işlediğimiz günahları soyuyorum her öpüşmeden önce
çok güzel görünüyorsun çıplaklık karşıtı vaazlar dinlerken
kutsal kaseyi bile taşıracak sıradan gerçekliklerinle senin
yalandan bir cenneti beklemekten kusurlu yanın hiç.
hangi kabine girsek önce çıkaracak bir günaha bulanırız
affetmez ama huy olarak af diler bir ten uyumu bu
ilahi bir suçsa bile sana dokunmak merhamet bulaştırır
…
sonsuzluk dönüştü bedenlerimizdeki yeni bir organa sarılırken bastırabil diye
ölümsüzlük bulaştı gözlerimizi yaralarımızdan ayırmayıp öpüşmemize ceza olarak
ayıplarımın tapusu bu yani zimmetine geçirdiğin ilk parçam çünkü
barbardın ama ilkel buluyordun ait olmadığın yerde çıplak oturmayı
barbardın ama kalbimi sarılarak ısıtmandan belliydi çiğ et sevmediğin
sökmek bahaneydi fışkıran kanı izlerken her parçam ayıba zaten bulandı
kalbime barbar girdin kapısını kırıp sahip sormadan
korktun zili çaldığında seni insana dair sevilmek karşılarsa diye
sevdikçe şiir uzuyor çünkü, ömür uzuyor çünkü karşısında
barbar uzattıkça yazacak daha çok işgale uğruyor
çocukluğumuzu yaşarken karşılaştığımız zorbalıklar hariç nasılsın
seni yeniden doğurabileyim diye rahimdir dedim bu şiir
travmalarından bağımsız büyürsen dedim belki bir kalbin olur
…
kabuslarına kurtarıcı olarak girmek için bilinçaltına başvurdum,
ilk sırayı çaldım rüyana girecekler listende rüşvetle kaynadım araya
kabuslarındaki peşini bırakmayan yöntemsiz korkuyu bana ver
daha cazip bir yol göstereceğim haydutlarına sana ulaşmaktan
hayal kurarken bile seni bir gerçeklikten uzaklaştırmanın zevki orgazm
kalbimi saat kaça kurarsam seni yalan bir dünyaya uyandırırım bu da soru
…
doymayacağın bir kalbe barbar girdin de bana neden hiç dokunmadın yıkarken evi
mutfağa yazık oldu bardaklar yeniyken
ama kalbimi değiştirmeye bahane oldu sapladığın mızrak
üzerine dantel serili diye göğüs kafesimi demode buldun ama içindeki sevmek gıcır gıcırdı
kalbimin korkutucu bir unsur olduğu anlamına gelmezdi organ fobini yenememiş olman
ikinci el satış sitelerine vintage diye ilan açtım kalbime alıcı bulmak için
şiir yazmaya kalkıştığından hiç bahsetmedim özelliklerinde
yazmadım seni sevdiğini ama beni sevmediğini anlayacakları bir fiyat biçtim
