‘’ama ben güzeldim.
güzeldim ve dans etmeyi bilirdim.
dans etmeyi kimse öğretmedi bana.’’
laurent gaudé.
geçmiş, parlama ve sönmeyle hep burada
ışığın kısılması bu yüzden korkunç
açılması bu yüzden çıplak ve utangaç
şimdi bir trendeyim
-dilimde büyübozan dualar-
çöllerin en büyüğü, vahaların en sulağı,
biraz deve boku kokusu
ve birkaç serap görünce şaşıpkalmak için yoldayım
aklımın öcüleri hakikate bulaşıyor
peşinden gitmiyorum, peşini bırakmıyorum
zehirden geçiyorum,
karanlıktan, burkulmadan, kazalardan
her şey yanlışlıkla oldu
diye bağırıyorum bazen
rüzgar, çölün alçak noktalarında
derin kanallar açarak
yeraltı sularını ortaya çıkaracak-mış
diye inandım
bunun için rüzgarım ve çölüm eksik
varırsam
biraz kaktüs dikeni batırmak istiyorum tenime,
hayat belirtisi göstermek,
güneşin elli sekiz santigrat derece şiddetinde bile
müsait bir yer edinmek,
eh biraz çiçeklenmek,
akar mı bilmediğim kanımla durur mu bilmediğim terimin
birleşince hangi tepkimeye gireceğini öğrenmek,
ona bir isim vermek,
sonra eve dönmek için sürünmenin işe yaramazlığı,
yani rüzgara katılma şartı, ufalanma, fizik kuralları falan işte.
optik yanılgıya inanmak vardır da
sancı, sakınca, sürgün hep çekenin yükü,
başkası yüklenmiyor,
ışık -hah bak tam orda- hiç kırılmıyor.
başkası, başka bir şey oluyor hep çölün vahası gibi
çeken çölü biliyor, suyun muhafazasını
suyun bir de hafızası var
kimse ona ilişmiyor
ben hayalî ilişiyorum şu sıralar dünya denen yerine
nefesin tüylerimi kaktüs edip dikenliyor
kasıyor, gevşetiyor, belirginleştiriyor
içimden biraz sıvı akıyor;
plazma, hemoglobin, hücre duvarları, h2o…
bunları çöle yağdırıyorum, terimi de
gökkuşağı çıkarsa kaplanımla dans ediyorum esmer bir yerli gibi,
bir şarkı var, çölden önce biliyorum;
they threw me into the dark but still I danced there naked
her şeyin bir ritmi kendinden gelişen, çölün duvarları…
çarpıp dönüyor işte, sesimin akmasını duyuyorum;
roar to teach me tiger!
even if the desert pierces through your fragile nature,
wanna try to get out of the desert of my mind in a truthful way!
suyumu değiştirip dünyaya inanmak istiyorum.
-bunu en çok kendime söylüyorum- hırrrrrr!
