evden çıkmadan disleksi bir çocuğa
beraber savaşma sözü verdim
dünyayı kötülüğün rengine boyamak isteyenlere karşı
dünyanın huzurlu yüzünü sökmek isteyenlere karşı
evden çıkmadan disleksi bir çocuğa
bang bang vuruşma sözü verdim
kötülüğü ancak kana bulanmış bir yüzyıl gizleyebilir belki
çünkü insanı ancak kine boğulmuş bir yüzyıl diriltebilir
insanı sınır tanımayan bir günah bile doyuramaz çünkü
belki kötülüğü kodunu tanrının yazdığı bir yapay zeka bile durduramaz
gölge olarak aldığım ışığın ters açısında büyüdüm
sınır bilmedim ki karanlıkta bir anlam kazandım sadece
ardında iz bırakmadan bir kulağa
ulaştırabilecek ıssız yola sürdüm
ajan kelimeler,
hoşçakal bir önceki adımım
çünkü ardımda kaldın çünkü evde kaldın
ben kapının eşiğini geçerken
bu sokaklarda zamanında da böyle yürüdüm
ama ilk defa bir minibüsü böyle havalı durdurdum
neşter hazırsa şair ölüsünden dirilmesini engelleyecek organını kazı
kötülüğü içerisinde kalpçe konuşabilen bir kadavra olarak
şair ölüsünden kelepçeyi kazı
adımlarım, duracağım yeri bilmiyor olmama karşı
isyanı tembihliyor her hücreme
yürüyorum yol tariflerine uyup yanlış evlerde sevişiyorum,
kötülüğün karşısında şiir ne yapabilir mesafesi kadar yürüyorum,
orta doğuya silah yığanlara karşı ultimatom uygular kadar
doğru politikaları mecliste tartışır kadar diplomatik sevişiyorum
diktatör dediklerini şafağı beklemeden idama yürütürlerken
yanlış yolda olmaya adımı verecek olsalar bile umrumda değil
bir körün cebinden aşırdığım yol tarifine uyar adım yürüyorum
paslanmayla yetinecekmişim gibi su olarak yürüyorum,
şehrin en çok ayakkabı numarası bilen mazgallarına dökülüyorum,
kaldırımların arasında küslük gibi duran boşluklardan
aradığım adrese varacak koordinatlara doğru kıvrılıyorum,
bulunduğum kabın şekliyle inatlaşmış bir su olarak huzursuzum
iyiliğin hakimiyet süreceği bir dünya için
kötülüğü ortadan kaldıracaksa eğer
kötü birine dönüşmek zorunda olmaktan huzursuz
çatlağına aşık bir su olarak
sızıyorum
