gül ve haçla inisiye edilirken

ve rögar kapaklarının üstünde

diken üstü beklerken tüm asgari kalabalıklar

 

başlangıçsızdım, kendimsizdim, hiç olmamışlığın kabri, sebat et! dünya bizi öğütür, dünya bizi dışkılar dalalet

içinde oluruz, küp sunaklarda pişiririz kendimizi

yehova, sebat et!

 

hiçlik ve terebentin imlaya ruhunu verir

alevinde dövülür keskinliğimiz

ve türeyiş içimizden kaçan büyük bir intihar

musa, akineton, kelam et!

 

bu etmekten 

               ekmekten örülmüş

şu ölmekten 

               sevmekten gömülmüş

o bölmekten 

               ipekten dönüşmüş 

yirmi birinci yüzyılda beslediğim 1920’lerden kalmanın bakir yalnızlığı, kafatasımdaki travmalar, sakallarımda gezinen fareler

ginsberg, kerouac helal et!

 

kimsin ben

kimim sen

kimi o

delirten et’ten ordular, gözünle duymazsın, kulağınla görmezsin işte onları, bağrına bastığın şüpheyle tekrarlarsın kendini

yek metanet!

 

ve şehadet,

parmağında oynatıyor kimliğimi

veremli gözlerim

ve sedefli saçlarım gerçeğe tabiidir, kaygımı öldür, algımı öldür Tetovalı gelin

illa kudret billahi kudret!

 

yeryüzü bir diyenlerin, üç takla atanların, yedi kıtaya bölenlerin

atlantis’te veyahut lemurya’da nükleer sığınaklar inşa edenlerin

tövbe, eüzü, sebat et!

ve ben kanalizasyon kuyularında dahi akvaryumlar icat edeceğim

selam et! yükselsin bu gelecek! yükselsin bu gelecek!

 

 

 

 

 

son yayımlananlar