Sanayicinin derebeylerini neresinden tekmelediğini hatırlıyorudum,
ama çocuktum daha
cadılı perili öyküler uydurmuşlarıdı,makine-kırıcıları beslemişleridi
ve hiçbir şeyi enine boyuna düşünmedileridi gerektiği kadarıylan,
Beyoğlu’nun inşa edilebilmesine şahit yazılırdım
lisedeyiken ben akşamları, gazetelere merak salarıdım
kimseler okumadığından ,
tarih defterimde devrimin ön koşulları kazılıydı
değiştirimek için onu – nasılı gerekiyorsa, öylesiyle işte
Yeni elitlerin hangi şartlarıda göbek-kası yapabileceğini,
bunun da erirse işlevini yitirmesini tartışıyordu akademiler
en bilimsel argümanlarınnan,
fakat o binaları çaktılar öncelikle toprağa,
en yabancı sözleri evirip çevirip de isimlendirdiler çakıtlarını,
hepsi bize benzedi nihayetinde.
